GEO Türkiye
İletişim İletişim Site Haritası Site Haritası
Ney insan nefesini duydukça kendine gelir


Kurduğu Ney Atölyesi'nde yapımından icrasına her yönüyle öğreten Süleyman Erguner, neye aileden bağlı. Dedesi ile babasından miras teknik ve ilhamla yola devam eden Erguner, neyin tarihini, yapımını ve maneviyatını anlattı.

Ney ne demek, geçmişten bugüne nasıl gelmiş?

Ney üflenen demektir Farsçada. Özellikle Orta Asya'da Türkler sur ney, koç ney, çift e ney, kerraney diye anıyorlar. MÖ 2800'lerde Sümerlilerin ney üflediği kayıtlarda var. Mezarlarında bulunmuş. Örneğin Mezopotamya'dan çıkarılan bir ney bugün Philadelphia Üniversitesinde. Mısır'daki Müzik Müzesinde de MÖ 2000'lerden kalma kamış hâlde neyler var. O kadar yıl nasıl beklemiş merak ediyorum. Hayalim bu eski sazların tek bir çatı altında toplanıp seslendirilebilmesi. İnsanların hem müzeyi gezip hem ilk çağlardan kalma sesleri duyması. Çünkü kamışların delikleri o dönemin müzik sistemini yansıtıyor. 5'li 7'li 3'lü delikleri olan neyler var. Biz aslında 1200'lerden gerisini net bilemiyoruz. 15. yüzyılda Gelibolulu Ali neyin sazların şeyhi olduğunu söylüyor. Ney esas kimliğini Mevlana'yla kazanıyor ve yalnızca "ney" olarak anılıyor. 1700'lerden beri üflediğimiz ise bugünkü anlamında ney.

Dışarıdan bakıldığında sadece bir tahta kamış, basit bir matematiği ve tekniği var gibi.
Ney yapmanın teknik ve manevi yönü var. Dünyanın her yerinden ney olacak kamış bulabilirsin ama bu anlamda dünyanın en güzel yeri bence Asi nehri boyunca Hatay'dan Halep'e kadar uzanan bölge. Kamış tarlada çok çabuk yetişir ve yayılır. Ben ney yapımı artsın diye hususi metot yazdım. Akademik bir dille anlaşılabilecek şekilde yazdığım bu metot ney için yazılmış ilk kapsamlı metottur. Ondan faydalanarak herkes ney açabilir.

Ney yapanın onu üflemeyi bilmesi şart mıdır?
Kesinlikle. Çünkü ölçüler her kamış için standart değil. Bu nedenle kamışın sesini hissetmek ve çıkan seslere uygun delikleri kaydırarak açmak gerek. Yani basit bir teknik değil. Ney dokuz boğum yedi perdedir. Tasavvuft a da fenafillaha ulaşana kadar yedi mertebe vardır. En düşük seviye dervişlikten başlar. Dünyevi nefislerden arınmadır. Dünyevi ve manevi nefis vardır. Dünyevi nefisten kurtulmak yetmez, tasavvuftaki manevi nefisten de kurtulmak gerektir. Ney yaparken maneviyattan dolayı sadece teknik değilsindir. Onda güzel sesler çıkaran bir varlığı gördüğün anda açarken çok dikkat etmelisin. Yoksa sopa işlevi de görebilir ney. Yanlış ses verdiği zaman ney olamayacak kamışı açmam. Zorlamam da.

Ney üflerken ne hissediyorsunuz?
Büyüklerimiz boğaz boğumu derler, onu açarken benim de boğazımda yutkunma oluyormuş gibi hissediyorum. Çünkü ona bir nefes gelecek biliyorum. Önemli bir iştir bu kısım. Ve kamışın gıdası nefestir... Ney badem yağını sever fakat aşırı yağlamakla olmaz. Çok üflenecek. O, insan nefesini duydukça kendine gelir.

Ney nasıl yapılır peki?
Her kamıştan ney olmaz. Ney olacak kamışın dokuz boğumu arasındaki uzaklık en alt ve en üst boğum hariç birbirine eşit olmalıdır. Kalınlığı, gövdenin çatlamamış, cilalı ve düzgün görünümü de önemlidir. Kamışın içi boşaltılır. Boğazı hariç diğer boğumlar açkı ile açılır. Boğaza nefesin gireceği kadar bir yer açılır. Sonra buraya altın, gümüş veya pirinçten yapılan madeni halka takılır. En üstteki ve alttaki bu halkalar neyin çatlamasını önler. Neyin başına takılan ve dudakların dayandığı parçaya "başpare" denir. Başpare, manda boynuzu, fildişi, şimşir, kaplumbağa kabuğu ve ceviz gibi sert maddelerden yapılır. Manda boynuzu en makbul olanıdır ve tornayla biçimlendirilerek içi oyuk bir koni hâline getirilir. Ney artık üfl enmeye hazırdır.

Söyleşi: Şule Altundağ, Fotoğraf: Şeref Yılmaz

 |  Sayfayı Gönder  |  Yazdır  |  Yukarı Çık
Copyright © 2008 Tüm hakları saklıdır.
Ciner Gazete Dergi Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım CBG