Lagünler kenti taşkınlarla boğuşuyor. İklim değişiminin de etkisiyle cadde ve meydanlar sık sık Adriyatik'in azgın dalgaları altında kalıyor. Devasa bentlerle baskınların önü alınmaya çalışılıyor. Bu mega-projenin Venedik'i kurtarıp kurtaramayacağı konusunda hararetli tartışmalar sürüyor. Hem de yıllardır.
Venedik'i ziyaret edenler geçmiş dönemlerin ihtişamıyla karşılaşmayı bekliyor, iklim değişiminin ve taşkınların biçimlendirdiği modern mimari garabetlerle değil. Fakat insan bir kere bunları aklına takmayagörsün; o andan itibaren her yerde tuhaflıklar gözüne batmaya başlıyor. Sözgelimi palazzo'ların önündeki sütunsıralarının kaideleri görünmez olmuş, çünkü zemin yükseltilmiş. Zemin katlardaki prizler diz hizasına yerleştirilmiş. Sonra dikkatli bir göz pek çok restoranın ve butiğin kapı çerçevelerinin iki yanına ince metal raylar monte edilmiş olduğunun ayırdına varıyor. Anlaşılan yeni bir baskın tehlikesi söz konusu olduğunda kapı eşiğini derhal tahtalarla yükseltebilmek için önlem alınmış.
Kasım 1966'da eski kent merkezinin büyük bölümü sular altında kaldığından beri Venedik'te herkes ne tahtaların ne kum torbalarının ne de küçük iskelelerin deniz seviyesinin yalnızca bir metre üstündeki şehri korumaya yetmeyeceğini pekâlâ biliyor. O günden beri kent birkaç yılda bir su baskınına uğruyor. Çeşitli nedenleri var bunun. İlki,kentte yükselen tonlarca ağırlıktaki binaların kumlu ve çamurlu zemin üstüne inşa edilmiş olması. Bu yüzden kent her yıl birkaç milimetre batıyor; son yüzyılda 23 santimetre alçaldı. Sürekli suyla dolup taştıkları için birçok zemin katı oturulamaz hâle geldi.
İklim değişimi de gidişatı körüklüyor. Küresel ısınmanın etkisiyle dünya genelinde deniz seviyesi yükseliyor. İtalyan uzmanların hesaplarına göre Venedik lagününde deniz seviyesi 100 yıl öncesine kıyasla 24 santimetre daha yüksek. Gelecekte su seviyesi daha da hızlı tırmanacak: Yılda ortalama en az üç milimetre. Küresel ısınma, ekstrem hava olaylarının görülme sıklığını da artırdı. Sonbaharda kopup suyu Adriyatik havzasına doğru sürükleyen şiddetli fırtınaları örneğin. Burada biriken su Venedik'e hücum ediyor. Baskınlar giderek çoğalıyor. Yılda neredeyse 100 taşkın yaşanıyor. 30 yıl önce olduğundan 10 kat daha fazla! Roma'daki Uluslararası Küresel Dinamikler Enstitüsüne (International Global Dynamics Institute) göre taşkınlar 2030'a dek yüzde 40 artacak.
Yazı: Christian Tröster, Fotoğraflar: Heiner Müller-Elsner
Yazının devamını GEO Türkiye dergisinin 43. sayısında bulabilirsiniz!