GEO Türkiye
İletişim İletişim Site Haritası Site Haritası
Kim demiş yok diye!

Masal yaratıkları mı? Canavar mı? Yoksa gerçekten var olan bir tür mü? Dev kalamar üzerine anlatılanlar uzun süre denizci hurafesi sayıldı. Onları arayıp bulmak bilimciler için çetin bir ödev olageldi. Sonunda 10 metre uzunluğunda dokunaçları, futbol topu büyüklüğünde gözleri ve değirmen gibi çeneleri olan örnekler bulundu; kâh ölü, kâh canlı olarak. Araştırmacıların yeni hedefi dev kalamarların doğal ortamında nasıl yaşadıklarını gözlemlemek. Ancak bunun için hayli sabırlı olmak gerekiyor.

Dev ahtapotun vantuzları Nautilus denizaltısının lombozlarına yapışıyor. Bu mürekkepbalığının ana gövdesi sekiz metre uzunluğunda, dokunaçlarıysa bunun iki katını geçiyor. Canavar ağzını ürkütücü biçimde açıp kapatıyor. Papağan gagasına benzeyen boynuzsu bir ağız, lakin ondan çok daha büyük. Birdenbire etraftaki dev hayvanların sayısı çoğalıyor.

Vantuzlarıyla gemiyi kavrayan bu yaratıklar tekne için artık tehlike arz etmeye başlıyor. Geriye tek bir çözüm yolu kalıyor: Nautilus bir an evvel yüzeye çıkarak saldırganlardan kurtulmak zorunda. Fakat demir kapak açılır açılmaz hayvanlardan biri koluyla onu koparıp atıyor, ikinci bir kol da içine dalıyor. Kaptan Nemo bu peltemsi dev yaratığın kolunu bir baltayla kesiyor, sonra bir kolunu daha, birini daha... Ta ki yaratık bütün uzuvlarını yitirene dek. Derken ahtapot kalan son koluyla tayfalardan birini kavrıyor.

Adamcağız çaresizlik içinde çırpınarak gemiden çekiliyor ve kapkara bir mürekkep bulutu içinde kayboluyor. Bu korkunç karşılaşma, diğer deyişle "deniz karabasanı" hayal ürünüdür ve kuşkusuz Jules Verne'in "Denizler Altında 20.000 Fersah" adlı fantastik romanındaki en heyecanlı sahnelerden biridir. Roman 1870'te yayımlandığında dünyada henüz denizaltı diye bir araç yoktur. 19. yüzyılda literatüre giren bu bilimkurgu, 20. yüzyıl sonuna doğru ete kemiğe bürünecektir.

1999 baharında Clyde Roper yönetimindeki bir keşif kolu Yeni Zelanda açıklarında küçük bir denizaltıyla efsanevi dev ahtapotu aramaya koyulur. Saygın bir kurum olan Washington'daki Smithsonian Institution'da görevli Roper 1960'lı yılların başlarından beri ahtapotları, mürekkepbalıklarını ve kalamarları içine alan kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfını araştırır. En büyük tutkusu, Jules Verne'in romanına konu olan dev kalamarı bulabilmektir.

Okyanuslardaki bu çokkollu canavarlar hakkında bugüne dek pek çok şey anlatıldı: MS 79 yılında Vezüv yanardağı püskürdüğünde yaşamını yitiren Romalı yazar Yaşlı Plinius bile 37 ciltlik "Naturalis Historia"da, kollarının uzunluğu 10 metreyi bulan büyük bir "polip"ten söz eder. Hayvanın İspanya Carteia'da, yani bugünkü Rocadillo'da, deniz kıyısındaki balık havuzlarını talan ettiğini anlatır.

Yazı: Lothar Frenz


Yazının devamını GEO Türkiye dergisinin 50. sayısında bulabilirsiniz!

 |  Sayfayı Gönder  |  Yazdır  |  Yukarı Çık
 
GEO Mini Dergi


Copyright © 2008 Tüm hakları saklıdır.
Ciner Gazete Dergi Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım CBG