GEO Türkiye
İletişim İletişim Site Haritası Site Haritası
Bir uçtan öbür uca

Küba batıdan doğuya 1.100 kilometre uzanıyor. GEO muhabirleri Antillerin bu en büyük adasını bir ucundan diğerine kadar dolaştılar; taksiyle, otostopla, şehirlerarası otobüsle, yürüyerek. Turistik merkezlerin uzağındaki insanlarla konuşup dönüm noktasındaki ülkenin nabzını tuttular.

Sallanan sandalyede oturmuş sessizce dağları izliyordu. Öğle güneşinin ortalığı kavurduğu saatlerdi, insanın kan ter içinde kalması için tek bir hareket yeterliydi. Üzerinde lime lime bir kaşkorse vardı, başını da örtüyle bağlamıştı. Zayıf kolları hafifçe sarkmış, ağzının kenarları kırışmaya başlamış, ellerinden yaşlılığın alameti damarlar fırlamışsa da gözleri berrak bir göğün canlı maviliğine sahipti hâlâ. Yaşına karşın dizginlenemez bir güç taşıyordu içinden. Bütün soruları sabırla dinledi: Neden, niçin, nasıl; ilk kez Küba'ya gelenin aklına binbir soru üşüşüyor doğal olarak. Tütünü nasıl piyasaya sürüyorsunuz Dona Adelaida? Sosyalist bir ülkede çiftçi olarak bu yapraklardan ne kadar kazanıyorsunuz? Hatırınızda neler kaldı, gelecekten ne bekliyorsunuz, ülkede hayat nasıl?

Tek kelime etmedi. Ağzını bıçak açmıyordu. Dudaklarına yerleştirdiği hoşgörülü tebessümün eşliğinde sükûnetle güneşin hayatı felç etmesini izliyordu. Dilleri bir karış dışarıda köpekler kendileri sofaları altındaki gölgelere sığınıyor, tarladan gelen erkek kardeşler ve oğulları atlarını serinletmek için nehre sürüyorlardı. Sonunda konuştu. "Amma çok soru sordun" dedi. Çatlak sesi bir ömür boyu sigara içtiğini ele veriyordu. Sonra kendisi bir soru yöneltti: "Y como viniste?"; hangi yoldan geldin, böyle öğrenme arzusuyla yanıp tutuşarak kapımda duran yabancı? Trenle, uçakla, otobüsle Dona Adelaida. Avrupa'dan Batı Küba'nın derinliklerindeki tütün vadisine, yolculuğumuzun başlayacağı yere. Ülkeyi bir uçtan öbür uca geçeceğiz.

Birden doğruldu, sırıtarak diğerlerine seslendi: "Hey buraya gelin, bu adam Küba'yı baştan başa dolaşmak istiyormuş! " Bir yandan avaz avaz gülüyordu. Kahkahası takırtı gibi geliyordu kulağa.Herkes koşup geldi; çocuklar, ana babalar, dedeler, nineler... Adelaida Nunez'in çağrısı eğlence vaat ediyordu herkese. Adelaida Nunez'in çağrısı eğlence vaat ediyordu herkese. Bir zamanlar köylüyü okuduğu decima'larla, doğaçlama söylediği müstehzi şarkılarla eğlendirirmiş Adelaida. Ancak parmaklarını bükemez hâle gelince bu halk ozanı gitarı bırakmak zorunda kalmış.

Yazı: Roland Schulz, Fotoğraflar: Sven Creutzmann


Yazının devamını GEO Türkiye dergisinin 43. sayısında bulabilirsiniz!

 |  Sayfayı Gönder  |  Yazdır  |  Yukarı Çık
Copyright © 2008 Tüm hakları saklıdır.
Ciner Gazete Dergi Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım CBG