|
Gobi'nin güneyindeki Badain Jaran Çölünde devasa yükseklikteki kumullardan oluşan tepeler yükseliyor. Mega kumulların arasında simetrik olarak serpiştirilmiş 140'ı aşkın saklı göl bulunuyor. Jeologlardan oluşan bir keşif ekibi bu sıradışı gölleri çeşitli kereler araştırdı. GEO bölgeyi paramotorla havadan görüntüledi.
Sessizliği yırtan bir silah sesi duyuluyor. Hemen mumu söndürüp dikkatle çadırın fermuarını açıyorum. Yoksa bir soygunla mı karşı karşıyayız? Ay ışığının aydınlattığı rüzgârsız, durgun bir çöl gecesi. Kampın etrafını kuşatan kum tepelerinde kimsecikler görünmüyor. Yine de tedbiren keşif çantamızı kuma gömüyorum. Gün ağarırken asayişi bozan olay da açıklığa kavuşuyor: Geceleri avlanan tilkileri kovalayan güler yüzlü bir grup Moğol avcıyla karşılaşıyoruz. Çinli ve Alman bilim adamlarından oluşan ekibimiz, Badain Jaran Çölünün kıyısına kamp kurdu. Dört çoban ile 17 devenin gelmesini bekliyoruz. Çift hörgüçlü deve buralarda kullanılabilen tek nakliye aracı. Gobi Çölünün güney ucundaki bu uçsuz bucaksız kum denizi yüksekliği 500 metreye varan kumul tepelerine ev sahipliği yapıyor. Bu tepeler mega kumul olarak adlandırılıyor. "Donduran çöl" olarak anılan Badain Jaran 50.000 kilometrekarelik yüz ölçümüyle İsviçre'den büyük. Ama güneydoğusunda yaşayan birkaç yüz kişinin dışında ıssız. Temmuz ve ağustos aylarında bastıran sağanaklar dışında kavurucu geçen yaz, yerini birdenbire dondurucu soğuğun hüküm sürdüğü kış aylarına bırakıyor. O mevsimde mega kumullar kar örtüsünün altında kalıyor. Dünyanın başka hiçbir çölünde, yüzlerce metre yüksekliğe ulaşan kumullara rastlanmıyor. Vadilerde yer alan yaklaşık 140 göl, sanki simetrik olarak özenle dizilmiş izlenimi veriyor. Amerikalı bilim adamları, uydu fotoğraflarıyla çölün gerçek boyutlarını kavradıklarında, bu eşsiz doğa fenomenine şiirsel bir isim vermiş: "Çöl İncileri". Onyıllar boyunca Moğolistan ile Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesi arasındaki geniş toprakları kapsayan bu bölge batılı araştırmacılara kapalıydı. İlk kez 1988'de bir yabancıya, Berlin Hür Üniversite'den Jeomorfoloji Profesörü Dieter Jherkesin gözünü diktiği o araştırma izni verildi. Jeomorfoloji ya da yerbiçimbilim, başta Dünya olmak üzere Ay, Mars ve diğer gezegenlerin yüzey şekillerinin tanımlanması, sınıflandırılması ve oluşum süreçlerinin açıklanmasını konu ediyor. İnsan burada gerçekten de kendini başka bir gezegendeymiş gibi hissediyor. Jbenim de katılma fırsatı bulduğum muhtelif keşif gezilerinden sonra, çöl uzmanı Çinli kartograf Lu Jinhua ile birlikte Badain Jaran'ın haritasını tamamladı. Keşif gezimiz bu haritanın yardımıyla gerçekleşecek. Amacımız, son 10.000 yılda göllerde meydana gelen jeolojik değişimi araştırmak. Yazı: Jürgen Hofmann Fotoğraflar: George Steinmetz
Yazının devamını GEO Türkiye dergisinin 20. sayısında bulabilirsiniz!
|