|
Mucit hayvanlar, güç durumların üstesinden gelmek için sayısız yeniliğe imza atıyor. Araştırmacılar bu yaratıcılığın kaynağını keşfetmeye çalışıyor.
Imo'nun yıkama işlemini akıl ettiği günün başlangıçta diğerlerinden farkı yoktu. Koshima Adasında arazide gözlem yapanlar, doğada yaşayan bir grup Japon makakına (Macaca fuscata) yiyecek olarak her zamanki miktarda tatlı patates dağıtmıştı. Öğünlerinin kalanını almaya gelen grubun içinde 18 aylık dişi Imo yoktu. Yiyeceklerini afiyetle mideye indirmeden önce yakınlardaki derenin kıyısına götürüp bir güzel yıkamıştı. Kısa süre içinde bu davranış gruptaki bütün maymunlar tarafından taklit edilir oldu. Yıl 1953'tü. Üç yıl sonra Imo'nun aklına yeni bir fikir daha geldi. Bu kez, biyologların kuma serpiştirdiği buğday tanelerini avuçlayıp suya attı. Kum taneleri dibe çökerken taneler yüzeyde kalmıştı. Üstelik Imo ıslanan taneleri rahatça kabuğundan ayırabilmişti. Güney Afrikalı biyolog Lyall Watson durumu, "maymun dehasının tipik bir örneği" olarak yorumluyor. Bu dişi makak bugün de hayvanlar âleminin en tanınmış örneği olabilir ama yalnız olmadığı aşikâr. Yaşamlarını kolaylaştırmak için şaşırtıcı icatlara imza atan çok sayıda örnekten biri sadece. Farklı hayvan topluluklarında görülen beceri ve yeteneklerin kökenini irdeleyen araştırmalar yakın tarihlere dayanıyor. Hayvanların uyguladığı yenilikler birkaç yıldır sistematik olarak doğada ve laboratuar ortamında gözlemlenerek kayda alınıyor. Bilimsel olarak kabul edilmiş icatlara sert kabuklu yiyecekleri kırmak için sopa ve taşları çekiç gibi kullanan şempanzeler; gür tüylü uzun kuyruklarını suda ıslatıp emen ve su ihtiyaçlarını bu şekilde gideren makiler; balık yakalamak için böcek, yaprak yahut dalları yem olarak suya atan balıkçıllar; kozalakların içindeki besleyici çekirdeklere ulaşmayı öğrendikten sonra sincaplar gibi Halep çamının üst kısımlarında yerleşen göçmen kemeler sayılabilir. Hayvanların sanılandan çok daha esnek davranabildikleri tartışma götürmez. Rutin davranış kalıplarından sıyrılıp kendileri için daha avantajlı seçenekler üretebilirler. Peki, bu norm sapmaları ne sıklıkla gerçekleşiyor? Bütün türler aynı oranda yaratıcı olabiliyor mu? Bir türün imza attığı icatların çokluğu, diğerlerinden daha zeki olduğunu mu gösterir? Hayvanlar çevrelerini aktif bir şekilde değiştirebilseydi, kendi dünyalarını yapılandırmada pay sahibi olarak doğal seçmenin yarattığı baskıyı yumuşatabilirlerdi kuşkusuz. Böylelikle evrimin öngördüğü üzere, yalnızca mevcut koşullara uyum sağlamaya çalışmazlardı. Hayvanların icatları üzerine araştırmalar yürüten Simon Reader, Kevin Laland ve Louis Lefebvre'in savları bu yönde. Düşüncelerini sağlam bir zemine oturtmak için, üç biyolog alışılmadık bir yol izlemek zorunda kaldı. Normal koşullarda verileri toparlamaları yıllarını alacağından, arşivleri tarayarak meslektaşlarının kaleme aldığı bilimsel makalelerin satır aralarında ipuçlarının izini sürdüler. Ve tombala! İskoçya'daki Utrecht Üniversitesinden Reader ve St. Andrews Üniversitesinden Laland primatoloji alanında yazılmış 2.000 raporun 533'ünde parlak fikirli maymunlardan söz edildiğini gördüler. Bu sonuca şaşırmamak gerek. Zira ikiliye ilham veren Montreal'deki MacGill Üniversitesinden Louis Lefebvre, daha birkaç yıl önce kuşbilim (ornitoloji) alanında yapılmış 11.400 yayından mucit kuşlarla ilgili 2.200 örnek almış ve hayvanlardaki yaratıcılık konusuna geniş ölçüde dikkat çekmişti. Yaklaşık 30 yıllık sürede yapılmış çalışmalardan taradıkları gözlem ve olguları değerlendiren üç biyolog, yeni ya da alışılmışın dışındaki davranışların uzun süredir bilindiğini, hatta kayıtlara geçirildiğini, ancak sonuç aşamasında gözardı edildiğini ispatlamış oldular. Meslektaşlarının verileriyle donanmış olan Laland, Reader ve Lefebvre, yeni filizlenen araştırma alanına genel bir bakış getirebilecek ve iki büyük hayvan grubundaki yeniliklerin önemine dair kendilerine yöneltilen sorulara şaşırtıcı yanıtlar verebilecek donanıma sahipti artık. Sonuç: Bütün türler aynı ölçüde yaratıcı değildir. Buluş üretme oranı yüksek olan türler -kuşlar ya da primatlar" daha zekidir, zira ön beyinleri daha büyüktür. Bir kuş familyasındaki pek çok yenilik türlerin çeşitlenmesiyle ortaya çıkar ve yaratıcı fikirler evrime ivme kazandırır. Yazı: Uta Henschel
|